Küçük gövdenin en tanınan sesi, kenara yakın bölgede işaret parmağıyla üretilen açık vuruştur. Bu vuruş çalgının akortlu perdesini duyurur ve uzun süre titreşir.
Parmak deriye değer değmez çekilir; kalan parmak titreşimi keser ve ses ölür.
Diğer parmaklar deriye dokunmadan havada bekler; yanlışlıkla değen bir parmak sesi boğar. Vuruş sesi kayıtta dalga biçimi olarak da incelenebilir.
İkinci açık vuruş yüzük parmağıyla ve biraz daha içeride yapılır; ses daha tok duyulur. İki açık vuruş arasındaki fark korunmalıdır.
İki vuruş arasındaki fark başlangıçta belirsizdir ve ancak kayıt dinlenerek ayırt edilir.
Çalışma tek vuruşun art arda tekrarıyla başlar; amaç her vuruşun aynı duyulmasıdır. Vuruş sonrası parmağın havada kalma süresi de ölçülür.
Bir dakikalık kesintisiz tekrar, eşitliğin en pratik sınamasıdır.
Ardından iki açık vuruş dönüşümlü çalışılır ve aralarındaki fark korunur. Hece söylemek sırayı hatırlatır. Açık vuruşların süresi kalıba göre ayarlanır.
Her vuruşun hecesi söylenerek çalışılır; söz, elin sırasını hatırlatır. Açık vuruşlar günde yüz tekrarla pekiştirilir.
Açık vuruşlar oturmadan kapalı vuruşlara geçilmez; ses ayrımı önce kurulur. Kayıt eşitliği ölçmenin tek güvenilir yoludur.
Derslerimizde açık vuruşlar ilk aylarda kurulur ve her derste kısa bir bölümle denetlenir.